Türk Ermeni İlişkilerinin Yarını Reviewed by Momizat on . Tehcir’in 100. Yılında Türk Ermeni İlişkilerinin Yarını: Adil Hafıza ve Normalleşme adlı uluslararası sempozyum, Marmara Üniversitesi Haydarpaşa Kampüsü Ord. Pr Tehcir’in 100. Yılında Türk Ermeni İlişkilerinin Yarını: Adil Hafıza ve Normalleşme adlı uluslararası sempozyum, Marmara Üniversitesi Haydarpaşa Kampüsü Ord. Pr Rating: 0
You Are Here: Home » KAMPÜS » EĞİTİM » Türk Ermeni İlişkilerinin Yarını

Türk Ermeni İlişkilerinin Yarını

Tehcir’in 100. Yılında Türk Ermeni İlişkilerinin Yarını: Adil Hafıza ve Normalleşme adlı uluslararası sempozyum, Marmara Üniversitesi Haydarpaşa Kampüsü Ord. Prof. Reşat Kaynar Konferans Salonu’nda gerçekleşti.

Adil Hafıza ve Normalleşme adlı uluslararası sempozyum; Üsküdar İlçe Kaymakamı Mustafa Güler, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Arat ve Doç. Dr. Cengiz Tomar’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Hilmi Türkmen, Çanakkale zaferinin ve 1915’in 100.yılında böyle bir sempozyumun yapılmasının önemli olduğunu belirterek ‘’Var olan bu sorunu tarihçiler, profesörler konuşmalı. İnşallah bu toplantı, tüm Türkiye’nin istifade edeceği bir fırsat olur.’’dedi. Mustafa Güler, siyasi ve ideolojik algıların temiz bilgilerle aktarılmasını sağlayan herkese teşekkürlerini iletti. Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Arat, Türk-Ermeni ilişkilerinin 10 asırlık bir geçmişe sahip olduğunu belirterek söze başladı. Tarihi kayıtlarda Ermeniler ’in millet-i sadıka olarak yer aldığını aktaran Prof. Dr. Mehmet Emin Arat, Osmanlı’nın ise dini ve etnik köken gözetmeksizin tüm halka eşit davrandığını; Anadolu’nun baskı gören kabilelerin sığınağı olduğunu ve bunun günümüzde de sürdüğünün altını çizdi.

“Türkiye Cumhuriyeti’nin soykırımla itham etmelerini hayretle karşılamaktayız.”

Farklı parlamentolarda Ermeni-Türk ilişkileri hakkında bilgi sahibi olmaksızın milletvekillerinin bu olayları soykırım olarak nitelemesini hayretle karşılıyoruz ifadelerini kullanan Arat, Ermenilere Türk Hükümeti tarafından yapılan tüm çağrıların cevapsız kaldığını, bu koşullar çerçevesinde adil bir ortam sağlanamayacağını ifade ederek açılış konuşmasını sonlandırdı.

“Çözüm ancak üçüncü bir yolla sağlanır.”

Prof.Dr. Erol Özvar başkanlığında başlayan açılış konferansı, Prof. Dr. Kemal Karpat ve Justin McCarthy’in katılımıyla devam etti. Kemal Karpat, bireysel olarak Ermeniler’e insani yaklaştığını bildirirken 50 yıldır bu konuda çalışmalar yaptığını söyledi. İki taraf arasındaki çözümün bilimsel ve objektif olarak incelenip alınan verilere göre karar verilmesinin daha doğru olacağını vurguladı. ‘’Ermeni milliyetçilerinin Osmanlı’nın en zayıf anında dahi istediklerini almadıklarını ifade eden Karpat, güçlenen Türkiye karşısında Ermeni diasporasının asla kabul ettirilemeyeceğini savundu. Çözümün ancak üçüncü bir yol olan fikir ortaklığıyla sağlanacağını öne sürdü. Ermeni nüfusunun bazı kaynaklarda saptırıldığını dile getiren Karpat, bunları da belgelerle ispatladığını kaydetti. Karpat, barışçıl yaşamanın üzerinde durarak sözlerini noktaladı.

“Doğu Perinçek davasına tanıklık ettim.”

Justin McCarthy, aslında üretilenin tarih değil, bir uydurmaca olduğu yorumunda bulundu. Avrupa Parlamento’sunda Doğu Perinçek Davası’na tanıklık yaptığını açıklayan McCarthy, ‘’Hem savcı hem hakim Perinçek’in suçlu olduğunu mahkeme yapılmadan önce belirlemişti. Doğu Perinçek, sadece ifade özgürlüğünü kullanıyordu.’’ sözleriyle Avrupa Parlamentosu’nda her türlü protestoda bulunduklarını, bu yargıyı verenlerin gerçekliği bilmediğini ya da görmezden geldiklerini sözlerine ekledi. İlk olayların o dönemde Ermeniler tarafından başlatıldığına dikkat çeken McCarthy, tehcir sonrası görülen davalarda 1673 kişinin Ermenilere karşı işlediği suçtan yargılanıp 167 kişinin idam edildiğine vurgu yaptı. ‘’Osmanlı, Ermenileri korumak için elinden geleni yaptı ama Ermeni milliyetçilerine uyanlar Ruslarla anlaşma yaparak vatana ihanet eden taraf oldular.’’ sözleriyle bu konu hakkındaki sözlerini noktaladı.

Uluslararası Sempozyumun birinci oturumunda Prof. Dr. Gülay Öğün başkanlığında Eski Büyükelçi Pulat Tacar, Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Dünya Siyaseti Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Musa Qasımlı, Doç. Dr. Barış Özdal ve Yard. Doç. Dr. Serdar Palabıyık izleyenleri bilgilendirdiler. Pulat Tacar, “Ermeni tarafı, ortak konuşma alanı yaratmadan Türkiye’den, soykırımı kabul etmesini ve bunun sonuçlarına katlanmasını istiyor.” İfadelerini kullandı. Musa Qasımlı, Ermenileri milliyetçilerinin savaştan önce de Ruslarla anlaşıp diğer Ermenileri de ayaklandırdığını, bunun da taraflar açısından kötü sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Barış Özdal, güncel gelişmeler bağlamında soykırım iddialarının Türkiye-AB ilişkilerine etkisini ele aldı. Serdar Palabıyık, Parlamento kararlarına karşı mahkeme kararlarını hukuki bir çerçevede inceledi.

İkinci oturumda Prof. Dr. Süleyman Beyoğlu başkanlığında, Büyükelçi Ömer Engin Lütem, Prof. Dr. Kamer Kasım, Doç. Dr. Şenol Kantarcı, Doç. Dr. Ali Faik Demir ve Doç. Dr. Emel Poyraz sempozyuma katkıda bulundu. Tarafların tutumunu ele alan Ömer Engin Lütem, Türk-Ermeni ilişkilerinin normalleşmesini irdeledi. Kamer Kasım, Diaspora-Ermenistan bağlantısını tarihsel boyutta değerlendirirken Şenol Katrancı, batı dünyasının Ermeni sorununa yaklaşımını gözler önüne serdi. 21. Yüzyılda Türkiye Ermenistan ilişkilerinin Türk dış politikasına etkisi Doç. Dr. Ali Faik Demir tarafından izleyicilere sunuldu. Doç. Dr. Emel Poyraz ise Avrupa Parlamentosunun Ermeni meselesi ile ilgili aldığı kararların bir değerlendirmesini yaptı. Poyraz, Ermeni sorununun tamamen siyasallaşmış olup Türkiye’nin AB’ye girişine etki eden bir pozisyona geldiğine vurgu yaptı.

İki gün süren sempozyum 15 Mayıs Cuma günü saat 10:00 ile 16:00 arasında üçüncü ve dördüncü oturumlarıyla son bulacak.

Haber: Ayşenur Çelimli-Ekrem Güney / Fotoğraf: Tugay Çelik

 

 

About The Author

Number of Entries : 149

Leave a Comment

Marmara Medya Merkezi; AA, İHA ve Reuters ile haber paylaşımı konusunda işbirliği içerisindedir. Yayınlanan haber ve görseller izinsiz kullanılamaz.

Scroll to top