Küresel Köyün Devasa Parçaları: AVM’ler Reviewed by Momizat on . Tüketimin ihtiyaç olmaktan çıktığı şu günlerde birbiri ardına açılan AVM’ler plansız bir artış göstererek şehir hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldi.İsta Tüketimin ihtiyaç olmaktan çıktığı şu günlerde birbiri ardına açılan AVM’ler plansız bir artış göstererek şehir hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldi.İsta Rating: 0
You Are Here: Home » MANŞET » Küresel Köyün Devasa Parçaları: AVM’ler

Küresel Köyün Devasa Parçaları: AVM’ler

Küresel Köyün Devasa Parçaları: AVM’ler

Tüketimin ihtiyaç olmaktan çıktığı şu günlerde birbiri ardına açılan AVM’ler plansız bir artış göstererek şehir hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldi.İstanbul örneğinden yola çıkarsak,şehrin en işlek yerlerinde, nüfusun en yoğun olduğu bölgelerde rastladığımız bu yapılar şehrin devasa parçaları olarak karşımıza çıkıyor.Öyle ki sosyolojik bir olgu olarak “AVM Kültürü” bile hayatımıza girdi.

Alışveriş merkezlerinin küresel bir yaygınlığa ulaşması yeni bir olguyken alışveriş mekanları insanlık tarihi kadar eskidir. Eski Roma’da M.Ö. 2. Yüzyılda kurulan Trajan pazarları ilk alışveriş merkezleri olarak tanımlanabilir.

Alışveriş mekanlarını bir arada bulunan dükkan ve mağazalar topluluğu şeklinde tasarlamak fikri 19. Yüzyıl başlarında ortaya çıktı.Serbest piyasa mekanizmasının ve kapitalist üretim biçiminin yaygınlaşması, üretilen malların satışa sunulabileceği uygun mekan arayışları bunda etkili olmuştur.

1950’lere gelindiğinde alışveriş merkezleri bir dükkan topluluğunu çoktan aşmıştı. Artık alışveriş merkezleri otomobille ulaşılan ve tasarımı otomobile göre yapılan özel ticaret mekanlarıydı. 1957’de de Uluslararası Alışveriş Merkezleri Konseyi (ICSC) kuruldu. 1960’larda kent merkezlerindeki binalar dönüştürülerek yeni tür alışveriş merkezleri oluşturulmaya başlandı. 1970’lere gelindiğinde yaklaşan petrol krizlerinin de etkisiyle alıveriş merkezleri arasındaki rekabet kızışmaya başladı.Bu rekabette avantaj kazanmak isteyen alışveriş merkezleri ilgi çekici şovlar ve faaliyetlerle müşteri çekmeye çalıştılar.1980’ler boyunca Amerika’da 16000 alışveriş merkezi açıldı.1980’lerden sonra alışveriş merkezlerinin ve alışveriş merkezi kültürünün gelişmekte olan ülkelerde de yaygınlaşmaya başladığı görüldü.1990’lar boyunca Amerikan Alışveriş Merkezleri Şirketleri bütün dünyada yaygınlaşmaya başladı.Küreselleşme ve sermayenin önündeki engellerin kalkması bunda etkili olmuştu.Türkiye’de de 1980’lerden sonra uygulamaya konulan neo-liberal politikaların da etkisiyle AVM’lerin hızla yayıldığı görüldü. 1 Ekim 1988’de İstanbul’un Bakırköy ilçesinde dönemin başbakanı Turgut Özal’ın girişimleriyle Türkiye’nin ilk alışveriş merkezi olan Galleria Ataköy Alışveriş Merkezi açıldı.

Konuyla ilgili rakamsal verilere bakılırsa, sektör ciddi bir büyüme potansiyeli taşıyor.Türkiye’de şu an faal olarak toplam 342 AVM bulunuyor.81 ilin 57’sinde AVM var.Türkiye’nin megakenti İstanbul’da ise hali hazırda 114 AVM mevcut.Bu sayıyla İstanbul Avrupa’da en çok AVM’ye sahip şehir konumunda.Bunların yanı sıra Türkiye,Rusya’dan sonra,dünyada en çok AVM açılan ülke olarak karşımıza çıkıyor.

AVM’lerin artış nedenleri

Görüşlerine başvurduğumuz Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü hocalarından Doç.Dr.Kıvanç Nazlım Tüzel Uraltaş, Türkiye’de alışveriş merkezlerinin sayısının artış göstermesinin nedeninin tüketiciler, alışveriş merkezlerini inşa edenler ve buralarda mağaza açan işletmeler tarafından farklı şekillerde açıklanabileceğini belirterek;

“Tüketiciler açılan her yeni alışveriş merkezine sosyalleşmenin bir parçası olarak gitmekte, buralarda vakit geçirerek toplumdaki yenilikleri takip edebildiklerini düşünme eğilimi içindeler. Yeni açılan AVM’lere gitmenin ve oralarda zaman geçirmenin bir kısmını değişiklik, bir kısmını da yapacak daha iyi bir şey bulamamanın verdiği alternatifsizlik olarak nitelendirebiliriz.

Alışveriş merkezlerini inşa eden ve işletenler açısından bakılacak olursa, buraları tüketiciler tarafından talep görmeye başladığı andan itibaren ciddi bir gelir kaynağı ve çok büyük karlılık getiren yerler olmaktadır. Mağaza kiralarının yüksekliği, günlük ziyaretçi sayısının çokluğu, inşa edildikleri bölgelere hareketlilik getirme ve insan çekme açısından değerlendirildiğinde yatırım yapmak için ideal hale gelmektedir. Buralar açıldığında ulaşım biçimleri de değişmekte, o bölgenin çehresini bu bağlamda yenilemektedir. Trafik gibi olumsuzluklara yol açsa bile.

Alışveriş merkezlerinin içinde mağaza açan işletmeler açısından değerlendirildiğinde ise, çok büyük bir AVM’ye girememek uzun vadede hem isim hem de imaj kaybına ve müşteri yitirimine neden olacaktır. Bu nedenle, birincil olarak buralara girmeye çalışmaktalar. İkinci neden de, benzer rakip mağazaların yanında yer açmak rakiplerin öne geçmesini engellemek için bir fırsattır. Ayrıca bu daha fazla tüketici çekmenin diğer bir yoludur.” dedi.

 AVM’ler ve Tüketim Kültürü

AVM’leri tüketim kültürü açısından da değerlendiren Doç. Dr. Uraltaş, “Pazarlama dünyası yaptığı tüm uygulamaları tüketicileri satın alma davranışına yöneltmek ve sonunda da markalarını onlara satabilmek için gerçekleştirmektedir. Bu nedenle, üreticilerin ürünlerini tüketicileriyle buluşturduğu AVM’ler tüketim toplumu olmamıza neden olmaktadır. Etrafımızı saran reklam mesajları insanları bu AVM’lere yönlendirmekte, buralara adımını atan tüketiciler de çok çeşitli satın almayı teşvik ettirici uygulamaya maruz kalmaktadır. Dolayısıyla, parlak ışıklar, cilalatılmış zeminler, uygun iklimlendirme ile tüketicilerin etrafını çeviren güleryüzlü görevliler müşterilerin başını döndürmekte, onların satın alma davranışına yöneltmektedir. Mağazalardan alışveriş yapmayanlar bile mutlaka AVM’lerde birşeyler yer ya da içerler, hatta içerdeki çeşitli sosyal aktivitelerden yararlanırlar. Böylece içerde para harcamayan insanların sayısının oldukça az olduğu gözlemlenebilir. Bu kadar çok sayıda markanın ve mağazanın bulunduğu bir ortamda tüketim toplumuna dönüşmemek neredeyse imkansız gibidir” şeklinde konuştu.

Kentlerin en merkezi yerlerine yapılan AVM’ler, halkın ortak kullanım alanı ve nefes almasını sağlayan yeşil alanlar ve meydanları yok ettiği gibi, kent ekonomisi ve demografisinin en önemli unsurları olan küçük mağaza ve işyerlerinin yok olmasına yol açarak varlıklarını sürdürmeye devam ediyor.

Haber: Burcu Biter

About The Author

Number of Entries : 4923

Leave a Comment

Marmara Medya Merkezi; AA, İHA ve Reuters ile haber paylaşımı konusunda işbirliği içerisindedir. Yayınlanan haber ve görseller izinsiz kullanılamaz.

Scroll to top