Güvencemiz orman üretimi Reviewed by Momizat on . Dünyada ve Türkiye'de sanayi kuruluşlarının odun hammaddesine olan bağımlılığı günden güne artarken, üretim gücünü yükselten sanayi kuruluşları, orman varlığını Dünyada ve Türkiye'de sanayi kuruluşlarının odun hammaddesine olan bağımlılığı günden güne artarken, üretim gücünü yükselten sanayi kuruluşları, orman varlığını Rating: 0
You Are Here: Home » EKONOMİ » Güvencemiz orman üretimi

Güvencemiz orman üretimi

Güvencemiz orman üretimi

Dünyada ve Türkiye’de sanayi kuruluşlarının odun hammaddesine olan bağımlılığı günden güne artarken, üretim gücünü yükselten sanayi kuruluşları, orman varlığını tehdit etmeye devam ediyor. Son yıllarda artan doğal çevreyi koruma bilinci ve insanların çevreci faaliyetleri, sanayi kuruluşlarının rahat hareket etmelerini kısıtlayarak bu kuruluşları endüstriyel orman üretimine yöneltmiş durumda.

 

Doğal ormanların dünyada kapladığı alan gün geçtikçe azalıyor. Kentleşme ve sanayileşmenin orman arazilerini kötü yönde etkilediği su götürmez bir gerçek. MÖ. 2000′li yıllara gidildiğinde yapılan tahminler, ormanların 8 milyar hektar olduğu bilgisini veriyor. İnsanlık tarihi boyunca süregelen ve sanayi inkılabı ile doruğa çıkan orman tahribatları sonucunda, 1990 verilerine göre ormanla kaplı alan 3.6 milyar hektar civarına inmiş durumda.

Ormancılıkta devamlılık ilkesi gereği doğal ormanlardan yıllık ”ortalama artım kapasiteleri” üzerinde odun hammaddesi elde edilmesine izin verilmiyor. Bunun aksi yönündeki uygulamaların, ormanların tükenmelerine ve çevre felaketlerine yol açacağından korkuluyor. Odun hammaddesinin üretimi amacıyla son yıllarda gelişim gösterip yaygınlaşan orman plantasyonu ise, gelecek nesiller için yaşanabilir bir çevre bırakabilme ihtimalinin ortaya çıkması ve sanayiciler için umut kaynağı olması açısından önemli.

 

 

Odun hammaddesine gereksinim duyan sanayinin, ihtiyacını temin etmek için, belirli zaman dilimleri içerisinde, dikim yoluyla oluşturduğu Endüstriyel Orman Plantasyonu (EOP) adıyla anılan ormanların var olmasının ana amacı, sanayi kuruluşlarının hammadde ihtiyacını karşılamak. EOP yoluyla üretim; kârlı olması, hammadde teminini garanti altına alması, piyasa koşulları ve talebe karşılık veren planlamaya sahip olması yönünden oldukça faydalı. Dünya ekosistemi ve çevrecilik açısından bakılacak olunursa; doğal ormanlardaki kullanımı azaltması, orman-toprak-su dengesini sağlaması, erozyonla mücadelede yol katetmesi ve de karbon emisyonunu azaltması yönünden de büyük önem taşıyor.

”ORMANLARIN HASADI 10-30 YIL ARASINDA ALINABİLİR”

Orman plantasyonu konusunda Türkiye’de ilk adımların 1963 yılında atıldığını söyleyen  İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Odun Mekaniği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nusret As, bu konudaki çalışmaların dönemin beş yıllık kalkınma planına göre Marmara, Ege, ve Akdeniz bölgelerinde başlatılarak Kızılçam, Sahilçamı, Kızılağaç, Söğüt gibi hızlı gelişen ağaç türlerinde yoğunlaşıldığını ifade etti. Plantasyonda kullanılan ağaç türlerininin ülkelerin iklimlerine göre değişebileceğini belirten As, bu ormanların hasadının ortalama 10 ile 30 yıl arasında alınabileceğini de sözlerine ekledi.

”BU ÖNEMLİ BİR SAYI”

Tarıma elverişsiz ve belirli bir eğime sahip olan arazilerin dikim için daha uygun alanlar olduğunu aktaran Prof Dr. Nusret As, ”Türkiye’de 27.6 Milyon hektar orman alanı var,bu alanda  10 Milyon hektar olarak bilinen bozuk kısımın hemen hemen yarısında rahatlıkla üretim yapılabilir, bu önemli bir sayı” dedi. Dünyadaki 4,5 Milyar metreküp hammadde ihtiyacının 1 Milyar metreküpünün endüstriyel ormanlarla sağlandığını dile getiren Nusret As, Türkiye’nin bir yılda 35 milyon metreküp hammaddeye ihtiyacı olup bu ihtiyacın 18 milyon metreküpünün doğal ormanlardan karşıladığını, geriye kalan 17 milyon metreküp hammaddenin ise gerçekleştirilen ithalatla, özel ormanlardan ve doğal ormanlardan yapılan usülsüz faydalanmalar yoluyla elde edildiğini aktardı. As, ”Türkiye’nin hammadde gereksiniminin 2025 yılında 50 milyon metreküp olacağı tahmin ediliyor. Durum böyle devam ederse 20 yıl sonra doğal ormanların üretim kapasitesi ya en aza inecek ya da tükenecek. Bu nedenler çevresel, ekonomik ve endüstriyel açıdan göz önüne alındığında endüstiriyel orman plantasyonlarının yaygınlaştırılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

”ŞİLİ İHRACATININ %10′UNU BU ŞEKİLDE SAĞLIYOR”

Prof. Dr. Nusre As, Çin, ABD, Hindistan, Endonezya, Yeni Zelanda gibi ülkelerin endüstriyel orman plantasyonunda ileri seviyede olduğunu ve bir Güney Amerika ülkesi olan Şili’nin ise ihracatının %10′unu bu yolla karşıladığını vurguladı. As, ” Türkiye’de plantasyondan sağlanan hammaddeyle  kağıt  ve selpak üretimi  sağlayan birkaç sanayi firması var. Bu konuda üretimin genişleyebilmesi için devlet ve özel sektörün el ele vermesi gerek, Türkiye’nin bu konuda potansiyeli yüksek.” sözleriyle EOP’un önemine dikkat çekti.

 

Haber: Ekrem Güney

Fotoğraf : Tugay Çelik  

About The Author

Number of Entries : 4923

Leave a Comment

Marmara Medya Merkezi; AA, İHA ve Reuters ile haber paylaşımı konusunda işbirliği içerisindedir. Yayınlanan haber ve görseller izinsiz kullanılamaz.

Scroll to top