Marmara İletişim Dergisi toplantısı büyük ilgi gördü Reviewed by Momizat on . Marmara İletişim Dergisi'nin her sayı sonunda derginin ilgili temasını alanında yetkin isimlerle değerlendirme amacıyla başlattığı toplantıların ilki gerçekleşt Marmara İletişim Dergisi'nin her sayı sonunda derginin ilgili temasını alanında yetkin isimlerle değerlendirme amacıyla başlattığı toplantıların ilki gerçekleşt Rating: 0
You Are Here: Home » KAMPÜS » EĞİTİM » Marmara İletişim Dergisi toplantısı büyük ilgi gördü

Marmara İletişim Dergisi toplantısı büyük ilgi gördü

Marmara İletişim Dergisi toplantısı büyük ilgi gördü

Marmara İletişim Dergisi’nin her sayı sonunda derginin ilgili temasını alanında yetkin isimlerle değerlendirme amacıyla başlattığı toplantıların ilki gerçekleştirildi. Toplantılar kapsamında düzenlenen, “Mülteciler ve Medya” konulu panel öğretim üyeleri ve öğrencilerden büyük ilgi gördü. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinin Nişantaşı Yerleşkesi’ndeki Medya Merkezi Stüdyosu’nda gerçekleştirilen panel, fakültenin internet sitesinden canlı yayınlandı.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cengiz Anık‘ın moderatörlüğünü üstlendiği panel, Işık Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Müzeyyen Pandır’ın  “Türk Medyasında Mülteciler” başlıklı konuşmasıyla başladı. Medyada yayınlanan fotoğraflarda, mültecilerin bazen yardıma muhtaç insan gibi bazen de tehdit olarak gösterildiğini söyledi.

Bu zıtlık meselesinin önemli olduğunun altını çizen Pandır, bazı fotoğraf karelerinde mülteciler ile yerel halk arasındaki kavga görüntülerinin yer aldığını, sığınmacıların kaçak oldukları vurgusunun yapıldığını belirtti.

Özellikle “kaçak” kelimesinin medyada sıkça tekrarlandığını ifade eden Pandır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sığınmacılarla alakalı korkularımız, aslında bizim korkularımız. Onlar, bu korkuları yansıttığımız bir ayna. Bu tehdit fotoğrafları da sığınmacıyı, kargaşa nedeni, ekonomik tehdit, kaçak olarak gösterirken, sahip olduğumuz rahatlığı, onlar yüzünden kaybedeceğiz korkusu yayılıyor bu temsil üzerinden.

Bu anların sığınmacıya yansımasına verilecek en basit cevap şu; toplumdan dışlanmalarına neden olabilir. Dışlanmışlık fotoğraflarında sığınmacıyı, toplumdan itilmiş bir şekilde görüyoruz. Dışlanmışlık teması, daha çok foto altı metinlerinde üretiliyor. Suriyeli sığınmacılar, en çok yoksul ve yardıma muhtaç, toplum için bir tehdit olarak gösteriliyor. Bunun sonucunda toplumdan dışlanmış olarak da gösteriliyor. Olumlu ve olumsuz anlamda zıtlık var temsillerde.”

Haber fotoğraflarındaki tipik sığınmacı kimliğinin dışında, iyi eğitim görmüş, evlerinin kirasını ödeyen, ailesiyle parklarda piknik yapan sığınmacıların da Türkiye’de yaşadığına dikkati çeken Pandır, tipik mülteci temsiline uymadığı için bu temsillerin medyada yer almadığını sözlerine ekledi.

 Panelde Anadolu Ajansı (AA) İstanbul Haberleri Editörü Hüseyin Altınalan da, “Türkiye’de Haber Üretimi ve Mülteciler” başlıklı bir konuşma yaptı.

Toplumları yönlendirme konusunda medyanın son derece etkili bir araç olduğunu aktaran Altınalan, bilgi bombardımanı altında kalan toplumların dünyayı belli ölçülerde medya süzgecinden izlediğini, hangi haberin doğru, hangi haberin yanlış olduğunu çok fazla ayırt edemediğini söyledi.

Medyanın, dünya halklarını devasa propaganda dalgalarıyla kutuplara ayırdığını, insanların medyanın yönlendirmesiyle ve mantığıyla düşünmek zorunda kaldığını anlatan Altınalan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünyadaki kitle iletişim araçlarının dış haberlerinin yüzde 80’i, Batılı ajanslar tarafından servis ediliyor. Bu durum, dünyanın bilgilenme kaynağını ortaya koyuyor. Yani üçüncü dünya ülkeleri, dünya haberlerini ancak başka ülkelerin gözü ve tercihi ile izleyebiliyor. Böylece uluslararası toplum, bölgemizde meydana gelen her türlü olay ve gelişmeyi Batılı kaynaklardan öğrenmek ve bu perspektifte yorum yapmak durumunda kalıyor.

Türkiye’deki dış haberler de ciddi bir dış haber üretme kapasitesi ve olanağı olmadığı için genelde Reuters, AP, AFP gibi Batılı ajanslara bağımlı olarak yapılıyordu. Böyle olunca da bizim gazete ve televizyonlardaki dış haberler de batılı yaklaşımla, onların oluşturduğu algıyla paralel yürüyordu. Batı ajansları, ‘Ortadoğu’daki mülteci, savaş ve kriz’ gibi mevzuları, kendi pencerelerinden gördüğü için maalesef bunlardan beslenen dünya medyası, onların gösterdiği kadar duyarlı ve vicdan merkezli bir bakış açısıyla olaylara yaklaşıyordu. Türkiye medyası da en fazla o kadar duyarlılık ortaya koyabiliyordu.”

Panel soru cevap bölümü ve değerlendirmelerin ardından son buldu.

Kaynak: AA

About The Author

Number of Entries : 24

Leave a Comment

Marmara Medya Merkezi; AA, İHA ve Reuters ile haber paylaşımı konusunda işbirliği içerisindedir. Yayınlanan haber ve görseller izinsiz kullanılamaz.

Scroll to top